Anasayfa > Yazarlar > Esin Tümer > Dolapdere dönüşüyor, doku değişiyor!
Dolapdere dönüşüyor, doku değişiyor!
09 Ocak 2017 Pazartesi, 10:51

 

Dönüşmekte olan Dolapdere şehir merkezinde ihtiyaç duyulan bağımsız bölüm ve ticari alanlara katkı sağlamak hedefi ile Ofton İnşaat tarafından Elysium Soul Beyoğlu hayata geçiriliyor. Ofton İnşaat Yönetim Kurulu Eşbaşkanı İsmail Hakkı Altun, yıldızı gün geçtikçe parlayan bölgeyle ilgili “Dolapdere İstanbul’un parlayan bulvarı. Burada çok sayıda nitelikli proje, sanat galerisi ve otel bulunuyor. Gün geçtikçe değerlenen, ismi Cihangir ve Karaköy’le anılan Dolapdere önümüzdeki yıllarda herkesin yer almak istediği bir bölge olacak” diyerek proje alanını anlatıyor.

Proje, 3 bin 510 metrekare üzerinde, 2 bin 790 metrekareye yerleşen zemin üstü bir alışveriş katı ve 7 konut katını içeren 2 bloktan oluşuyor. Her iki blok alışveriş katının oluşturduğu platformun üzerinde 900 metrekarelik orta avlu oluşturacak şekilde yerleştirilmiş. Orta avlu sosyal aktiviteler için kullanılmış hemen tüm projelerde olduğu gibi. Bloklara ara sokaktan yaya girişi sağlanmış, tek noktadan giriş avlunun kullanımını artırmış. Projede 37 ila 44 metrekare arasında değişen 1+0’lar, alanları 54 ila 81 metrekare arasında 1+1’ler, alanları 80 ila 107 metrekare arasında değişen bahçe kullanımlı 1+1’ler, alanları 92 ila 117 metrekare arasında değişen 2+1’ler ile 221 bağımsız bölüm ve 4 ticari ünite bulunuyor.

 

MODÜLER TASARIMIN GETİRDİKLERİ

 

Tasarımı mimar Ömer Çamoğlu’na ait projenin ana teması modüler çözümler üzerine kurulu olması. Küçük daire tartışmasına girmeden, bölgenin şimdi ihtiyacı olan ile gelecekte talep değişikliğine göre ihtiyacın değişmesini aynı anda öngörebilen bir modüler yaklaşım sunuluyor. Yeni evli çiftlerin çocuk talebi, emekli anne babaların çocuklarına yakın oturma ihtiyacı, bebek bakan babaanne anneanne derken, esasen büyük ve küçük dairelere aynı anda ihtiyacımız olduğu da net. Bu bağlamda evlerin ihtiyaca göre büyüyebilmesine olanak veren modüler çözümler çok kıymetli.

 

 

DECO YORUM

 

Sınırlı mekân dezavantaj değildir. Sınırlı mekân, mekânı doğru kullanmak için iyi çözümleri de beraberinde zorlar. Bu bağlamda, dört yıl öncesi ile karşılaştırdığımızda küçük mekânlar için çok daha iyi çözümler sunulmaya başlandı. Bunun birkaç nedeni var. İstanbul’da metrekare değil milimetrekare çok kıymetli bir hal aldı ve tasarımcılar bunun net farkında. Bir diğer unsur, rekabet iç mekân tarafından tetikleniyor. İmar kuralları çerçevesinde dış kabuk ve yapılabilecekler sınırlı.

Lakin iç mekânlara gelince alternatif sınırsız. En büyük marifet de küçük dairelerde sergileniyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI