Anasayfa > Yazarlar > Esin Tümer > ‘Konutun Gücü Adına’ biri bize gerçeği anlatsın!
‘Konutun Gücü Adına’ biri bize gerçeği anlatsın!
07 Aralık 2015 Pazartesi, 10:48

 

Ekonominin lokomotifi inşaat sektörü. İnşaat sektörünün lokomotifi konut. Son iki aydır arz edilen projeler ve iki aylık satış rakamları sektördeki canlanmanın canlı şahidi. Önceliğimiz, ihtiyacımız ve gerçekler!

 

Birkaç yıl oldu aynı günde aynı konuları bu köşede işleyeli. İstanbul’da ayak basmadığımız ilçe kalmadı. Konumuz ortak. Yaşadığımız evler. Hemen hepsi akıllı ve hemen hepsi en sosyal ve en güzel olan bu evlerin acaba kaçı gerçekten ihtiyaçlara cevap veriyor? Şantiye şehirlerde ihtiyacımız olan yaşam alanı nasıl bir evi tanımlıyor? Yatırımcı, kullanıcı, mimar arasındaki algı farklılıkları, “Konutun Gücü Adına!” söylemiyle Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) tarafından 6’ncısı düzenlenen Konut Konferansı’nda, sektörün farklı disiplinlerinden gelen temsilcilerle birlikte tartışıldı. GYODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Gökçe, ULI Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Hasol Erktin, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı F. Fethi Hinginar, ÇEDBİK Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Özdil ve Yapı-Endüstri Merkezi Genel Müdürü Tolga Türkanık’ın katıldığı oturumda katılımcılar “Konutu ayakta tutan ne?” sorusuna cevap aradı.

 

KİM KİMLE ANLAŞAMIYOR?

Konut- kent- insan ilişkisinin sosyal ve felsefi boyutlarının tartışıldığı konferansta, İstanbul’da son 5 yılda konut fiyatlarının yüzde 110 arttığına dikkat çeken Tolga Türkanık, konutun insanlar için anlamının “güven” olduğunu ifade ederken Fethi Hinginar “ülkemizde dış görünüşü cazip göstermenin ötesine geçilmediğini, deprem, yangın vb yaşamsal risklerin enerji verimliliği, çevreye duyarlılık, sosyal altyapı gibi ölçütlerin temel alınması” gerektiğini vurguluyor. Konutu ayakta tutan temel taşlar için; Selçuk Özdil, “kentsel dönüşüm yerine parsel dönüşümlerin çözüm getirmekten öte yoğunluğu artırdığına”, sağlıklı kentsel dönüşüme olan ihtiyaca, Özlem Gökçe, “gündelik yaşamla bütünleşmiş, sosyal gereksinimlere uygun sağlıklı yapıların üretilmesine”, Ayşe Hasol Erktin, “yaşanabilir yerleşimlerin insan ölçeğinde ve yayalara göre planlanması gerektiğine” dikkat çekiyor. İnsan, dönüşüm, sağlık, sürdürülebilirlik anahtar kelimeleri değişmeden yerini koruyor. Peki birbirini anlamayan kim? Hepimiz ortak görüşte isek, ortaya çıkan sonuç nasıl bu oluyor? Mimar, yatırımcı, kullanıcı üçgeninde anlaşılmayanları açık açık konuşsak ve biri bize “Konutun Gücü Adına” gerçekleri anlatsa. Çünkü sektörde sunulan ürünlerin yarısından çoğu ihtiyaca cevap veremiyor.

Bu aşamada inşaat firmalarından beklenti, inşaat sektöründen elde edilen bilgidonanım ve finansın yeniden sektöre dönmesidir. Malzeme, sistem, makine vb sektörün alt bileşenlerine yatırım yapılıp, ulaşılabilir rakamlarla standardın yükseltilmesi kaçınılmaz. Yaşam alanının metrekarelere indirgenemeyeceğini tüm taraflar kabul etsin. Kentsel dönüşüm büyük bir fırsat. Enerji, kültür, tarih, sağlık, güvenlik, kent, gelecek ve merkezinde insan olmayan dönüşümler dönüştürmüyor!

 

‘Mahallen için günübirlik dönüşüm rehberi’

 

“Better Block”un kurucu ortağı Andrew Howard’ın konferansta sunduğu, “Mahallen için günübirlik dönüşüm rehberi”, mahalle dönüşümüne ve yaşanabilir sokaklar oluşturmaya inovatif ve kolektif bir örnek olma özelliği taşıyor. İnsanların şehirlerde artan trafik ve nüfus yoğunluğundan korktuklarını belirten mimar son 20 yılda konut ve kent politikalarının bu doğrultuda oluşturulduğuna dikkat çekiyor. Howard, Dallas’ta bulunan bir sokağın dönüşümü ile insanların yaşayacakları şehirleri, sokakları kendilerinin tasarlamasına öncülük ettiklerini söylerken, şehir politikalarının orada yaşayanlar lehine yorumlanabileceğine, sokağına sahip çıkmanın insanları bambaşka biri haline dönüştürdüğünü gösteriyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI