Anasayfa > Yazarlar > Esin Tümer > Bütün ihtiyacımız 2 oda 1 salon (ama !..)
Bütün ihtiyacımız 2 oda 1 salon (ama !..)
08 Ekim 2015 Perşembe, 16:34

 

Hayat bir eve, başını sokacak bir yere sahip olmak, sağlık ve eğitim giderlerini karşılayabilmek üzerine yorumlanıyor. Şüphesiz bir eve sahip olmak en büyük güvencelerden biri. Ancak ihtiyacı doğru tespit etmek konusunda nedense sorunluyuz!


Ülkemiz konut cenneti, büyük bir yapı stoku istenen kalitenin hayli altında teknik ve estetik değerlere sahip. Bu stokun içinde özellikle birikimlerinden artırarak bir daireye sahip olup ailesini güvence altına almak isteyen ile gayrimenkulü yatırım aracı olarak yorumlayarak ilerleyenler arasında derin farklar var. Bu derin farkların sektörde karşılığı var mı? Bu sadece 1+1 veya 2+1 daire tipi de ekledik daha ne yapalım diyen müteahhit mantığı ile olmuyor. Geniş ailelere büyük daire, çekirdek ailelere küçük daire dolu memleket. Oysa kent, yaşam, doku, kültür güvenlikli duvar ve birkaç yüksek bloka sıkıştırılmış hayatlarla oluşmuyor.

 

CİLALI TAŞ DEVRİ


İstanbul’un şu an içinde bulunduğu konut sektörü çılgınlığını en iyi özetleyen hal “cilalı taş devri” şeklinde özetlesek haksızlık yapmış olur muyuz bilmem ama bazı projeler cidden bu tanımı sonuna kadar hak ediyor. Sektörün tamamı aynı amaca hizmet ediyor. En yalın hali ile birilerini konut sahibi yapmak. Dış duvarlar, ara bölücüler, banyo, mutfak. Hepsi bu. Peki niye bu süslemeler abartmalar? En akıllısı, en güzeli, en büyüğü, en yeşili, en moderni, en tekonoljik olanı üretme hırsı yerine yere, yöne, kişiye uygun olanı üretsek daha iyi olmaz mı?

 

Bunca proje gezdim, bu kimin fikriydi diye sorduğumda cevap hiç sekmiyor, ya CEO’nun ya patronun fikri. Fikir iyi ise bunların hepsini ben yaptım. Soruda az şüphe uyandıran bir tonlama var ise sorumluluk ya mimarın ya da sektördeki diğer oyuncuların. Geleceğimizi inşa eden sektördeki tüm oyuncular sorumluluklarının ne kadar büyük olduğunun farkında mı acaba? Çocuk oyun alanı, parkı, meydanı, sanatı, kütüphanesi, mahalle bakkalı olmayan sokaklar ile yaşayan bir kentten bahsedemeyiz. Yaptığınız markalı konutların bahçe duvarının dışında da bir hayat akıyor. Dışarıda akan sosyal, fiziksel, kamusal, özel hayata katkısı olmayan projeler kendi kapalı hapishanelerinde en teknolojik olanı da sunsa çürümeye mahkâm olacak.

 

FİRMALAR NE YAPMALI?


Ulaşılabilir fiyatlar ile abartmadan ihtiyacı doğru belirleyen, bulunduğu kentsel dokuya fiziksel, duygusal açıdan uyumlu ve mutlaka sürdürülebilir projeler üretilmeli. Yağmur suyunu hâlâ toplamayan veya topladığını altyapıya doğrudan gönderen projelerde konut sayısı azaltılmalı ki toprağı görelim. Görelim ki toprak vazifesini yapsın. Her yeri beton döküp ardından üzerine çim sererek şu kadar yeşil alan verdik diye kimseyi kandırmayalım ki sular sellere dönüşmesin. Maksimuma değil optimuma hedeflenelim ki herkes ev sahibi olsun. En akıllısını yapmadan önce altyapıyı çözelim ki sistem çökmesin. İki priz daha koymaktan imtana etmeyelim ki yangına davetiye çıkmasın. Cilalamaya değil doğru olana, sosyal olana, ihtiyaca cevap verene odaklanalım. Hâlâ ne kadar çok banyo o kadar konforlu ev kurgusuna devam etmeyelim ki zenginliğin metrekareler ve banyolar ile ölçülmediğini anlatabilelim.

 

NE ARADIĞINI BİLMEYEN MÜŞTERİ


“Hangi proje en iyisi, kimden konut alalım, bu marka iyi midir?” diye başlayan sorular hedefi doğru belirlemekten uzak sorular. Ne için? Kim için? İstanbul başlı başına konut cenneti (ve cehennemi) hadi bir daire alalım diye konuya başlanmayacağına göre elimizde bir kıstaslar listesi, fedakarlık edebilecekleriniz, edemeyecekleriniz listesi olması gerekmez mi? Evimin kışı, yazı, gündüzü, gecesi nasıl, yan kapıdaki komşum kim sorularına cevap arıyor musunuz? En kısa sürede arayın keza paketler çok iyi ama içerikte çok sorun var!

 

BENCE ABARTMAYIN DERİM!


Neye ihtiyacı olduğunu net belirlemeli. Bunca seçeneğin arasında doğru olanı aramak yerine, kendisi için doğru olanı aramalı. Öncelik semt mi, metro mu, her odada banyo mu, şaşaalı bir granit bina girişi mi yoksa, tüm teknik donanımı ile sağlıklı, güvenli, mütevazi, çevresine saygılı bir yapı mı? Bilmediğiniz konular olabilir. Ama gördüklerinize inanıyorken bir kez de şunu sormayı ihmal etmeyin; bu kadar büyüğüne, bu kadar lüksüne, bu kadar akıllısına ihtiyacım var mı? İhtiyacımız sadece barınmak hepsi bu. Abartmayın derim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI