Anasayfa >

Sektörden Haberler >

Emlakçılık Söktörüne Dubai Modeli Önerisi

Emlakçılık Söktörüne Dubai Modeli Önerisi

08 Aralık 2017 Cuma, 11:50:44
Emlakçılık Söktörüne Dubai Modeli Önerisi
Coldwell Banker Türkiye Başkanı Gökhan Taş, yeni emlakçılık yönetmeliğini hazırlayan ilgililerle görüştüklerini ve Dubai modeli önerisinde bulunduklarını söyledi. Detaylar haberimizde…

Coldwell Banker Türkiye Başkanı Gökhan Taş, konut satışlarındaki vergi kaybına dikkat çekti. Türkiye'de yıllık 110 milyar dolarlık konut satıldığını fakat bunun beyan edilen satış rakamı olduğunu, aslında 160 milyar dolarlık konut satışı bulunduğunu belirten Taş, "Bunun 50 milyar doları beyan edilmiyor veya eksik beyan ediliyor. Bu da 2 milyar dolarlık vergi kaybı demek" diye konuştu.

KONUTA OLAN TALEP AZALMAZ
Türkiye’de her yıl 600 bin konut ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Taş, bundan dolayı konuta olan talep kısa ve orta vadede azalmaz dedi.

Taş,  geçen yıl 1 milyon 300 binden fazla olan konut satış rakamının bu yıl 1 milyon 450 bine yaklaşmasını beklediklerini söyledi.

Türkiye'de yıllık satılan konutların parasal değerinin 110 milyar dolar olduğunu vurgulayan Gökhan Taş,, "Bunların yaklaşık 45 milyar dolarlık bölümü sıfır ve markalı konutlar. 65 milyar dolarlık kısmı ise ikinci el konutlar." dedi.

Türkiye'de genellikle markalı konutların konuşulduğunu ancak bunların 110 milyar dolar içindeki payının yüzde 7 olduğunu belirten Taş, “Çok sayıda "markasız proje ve müteahhit" var. Türkiye'de arsa, tarla, ofis, iş yeri, dükkan, endüstriyel bina ve hastane gibi konut dışı enstrümanların satışları açıklanmadı. Burada da yıllık satış rakamı 1 milyon adedi buluyor”dedi.
Taş, "Aslında Türkiye'deki gayrimenkul satışı 2 milyon 400 bin. Türkiye'de hakikaten çok ciddi gayrimenkul hareketliliği var. Geride kalan 1 milyonluk satışta da çok ciddi bir rakam söz konusu." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de emlak sektöründe "çok ciddi" vergi kaçakçılığı yaşandığına dikkati çeken Taş, "Türkiye'de yıllık 110 milyar dolarlık konut satılıyor. Ancak bu beyan edilen satış rakamı... Türkiye'de aslında yıllık 160 milyar dolarlık konut satışı var. Bunun 50 milyar doları beyan edilmiyor veya eksik beyan ediliyor. Bu da 2 milyar dolarlık vergi kaybı demek." diye konuştu.

Tüm emlakçıların, kurumsallar gibi faturalı çalışması, devletin bunu sağlaması gerektiğini vurgulayan Taş, "Böylece vergi kaybı en aza iner. Bu yüzden biz Dubai modelini önerdik." dedi.

YÖNETMELİĞİ DEĞİL KANUNU DEĞİŞMELİ
Emlakçılıkta yapılacak yeni düzenleme ile ilgili de görüşlerini paylaşan Taş, “"Bir ülkede dönen en büyük ticaret gayrimenkuldedir. Bu kadar önemli bir şeyi yönetmelikle yürütmeye çalışmak olmaz. Bunun kanununun olması lazım. Bu meslek statüsünde olmalı. Yönetmelikte geliri KDV dahil, alıcı-satıcı toplam olmak üzere yüzde 3 ile sınırlandırıyor. Baktığınızda emlak sektöründe kurumsallar var. Türkiye'de faaliyet gösteren 7 kurumsal emlak şirketinin bin 200 ofisi, 12 bin gayrimenkul danışmanı var. Kurumsal markalar pazarın yüzde 25'ine hakim. Bu payımızı da her geçen yıl artırıyoruz” diye konuştu.

DEVLETİN TACİRE ÜST SINIR KOYMA HAKKI YOK
Taş, yönetmelikte yer alan yüzde 3'lük sınırın çok düşük olduğunu iddia ederek, devletin kazançta üst sınırı esnaf odalarına koyabileceğini, orada bile farklı sınıfların bulunduğunu söyledi. Taş, "Tacire böyle bir üst sınır koyma hakkı yok. Bu üst sınır, işini profesyonelce yapan insanların zararına olacaktır. Zaten biz alıcı ve satıcı ile komisyon oranında sıkıntı yaşamıyoruz. Biz üst sınır konulmasını istemiyoruz." ifadelerini kullandı.

DUBAİ MODELİ ÖNERİSİ
Gökhan Taş, yönetmeliği hazırlayan ilgililerle görüştüklerini belirterek, "Biz gittiğimizde 'Bu işin içinde Maliye, Milli Eğitim Bakanlığı, değerlemeciler, müteahhitler, odalar, kurumsal markalar var. Bir araya gelelim ve çalıştay düzenleyelim' dedik. Biz onlara Dubai modelini önerdik. Dubai, gayrimenkulden doğan bir ülke... Orada da bir dönem sonra tüketici ve yatırımcıyı zarara uğratan sıkıntılar çıkıyor. Onlar da bu işi yapan emlakçılara bazı kurallar koyuyorlar. Her tapuya bir ID numarası verilebilir. Türkiye'nin altyapısı buna uygun. Bir tapuyu birden fazla emlakçı pazarlayamaz. Alıcıların da, satıcıların da olduğu ortak platform kurulur. Buraya giren alıcı ve satıcılar, konutun bulunduğu bölgede son satışların hangi fiyatlardan olduğunu görür ve mülkün değerini bilir. Emlakçının reytingi de orada görülür. Anlaşma yapılınca para devlete yatırılır. O paranın içinde tapu harçları devlete, emlak komisyonu emlakçıya, kalan para da satıcıya ödenir. Dolayısıyla burada vergi kaybı sıfıra iner." şeklinde konuştu.
Taş, söz konusu modelde alıcı ile satıcı arasındaki güvenin kaybolmasının önleneceğini, emlakçıların rahat bir şekilde takip edilebileceğini ifade etti.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
DİĞER HABERLER