Anasayfa >

Diğer Haberler >

MIPCOM 2015'in onur konuğu Türkiye!

MIPCOM 2015'in onur konuğu Türkiye!

04 Haziran 2015 Perşembe, 13:48:25
MIPCOM 2015in onur konuğu Türkiye!
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, "2015 Dünya Eğlence İçerik Pazarı Fuarı (MIPCOM) ile onur ülke statüsüyle küresel medya endüstrisinde Türkiye markasının yıldızını parlatacağız" dedi.

Türkiye, Fransa'nın Cannes şehrinde 5-8 Ekim 2015 tarihleri arasında düzenlenecek MIPCOM'da "Onur Konuğu Ülke" olarak sahneye çıkmaya hazırlanıyor.

 

 

 

İTO koordinasyonunda Ekonomi Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilecek "Onur Konuğu Türkiye" projesi kapsamında MIPCOM'da Türk televizyon sektörüne yönelik konferanslar ve ikili görüşme organizasyonları düzenlenecek.

 

 

 

TRT, ATV, Kanal D, Global Agency, Tims Prodüksiyon, ITV-Intermedya, Calinos Entertainment ve Ay Yapım, MIPCOM'a katılacağını açıklayan kurum ve kuruluşlar arasında yer alırken, fuarda "İmparatoriçe Kösem - Muhteşem Yüzyıl" MIPCOM 2015 Uluslararası Drama Dizileri arasında gösterilecek.

 

 

 

Türkiye'nin MIPCOM 2015'in onur konuğu olması sebebiyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Çağlar, söz konusu fuara İTO olarak ilk kez 2011 yılında milli katılım gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

 

 

 

Bu yılın daha farklı bir anlamı bulunduğunu ve bu yıl da onur konuğu olarak fuara gideceklerini belirten Çağlar, geçen yıl ekim ayında Onur Konuğu Ülke protokolüne imza attıklarını, o günden itibaren sektörün önde gelenleriyle birlikte el ele çalıştıklarını aktardı.

 

 

 

Bu defa Türk televizyon sektörü olarak Fransa'ya çıkarma yapacaklarının altını çizen Çağlar, "Çalışmalarımız sadece MIPCOM ile sınırlı değil. Cezayir'e, Hindistan'a ve Malezya'ya gittik. Oralarda da dizi ve film ürünlerimizi tanıttık. Hindistan'da Bollywood temsilcileriyle görüştük" diye konuştu.

 

 

 

Dizilerin ve programların ülke ekonomilerine önemine işaret eden Çağlar, televizyon endüstrisinin tek başına pek çok sektörü harekete geçirme gücüne sahip olduğunu söyledi.

 

 

 

Sektörün katma değerinin çok yüksek olduğuna dikkati çeken Çağlar, konuşmasına şöyle devam etti:

 

 

 

"Ülkelerin potansiyelini göstermek ve tanıtmak adına bu sektör önemli rol oynuyor. Yani genel itibariyle televizyon içerikleri, farklı milletlere, kültürlere ve ülkelere gönderilen görsel mesajlardır. Aslında ben bu akışı, bu hareketliliği, yerelden küresele ve küreselden yerele uzanan bir köprüye benzetiyorum. İşin bir de reklam bölümü var. Mesela o programı veya diziyi izleyen insan oyuncuların kullandığı ürünleri talep ediyor. Onların gezdiği yerlere gitmek istiyor. Her geçen yıl gelişen ve dev adımlarla büyüyen Türk dizi ve yapım sektörü de maşallah bu işi çok iyi başarıyor."

 

 

 

 

 

"Bu kadar yoğun bir izleyici kitlesi yurt dışındaki yatırımcıları da Türkiye'ye çekiyor"

 

 

 

 

 

Çağlar, Türkiye'nin dünyanın en fazla büyüyen televizyon sektörleri arasında Çin'den sonra ikinci sırada olduğunu belirterek, "Türkiye'de her hafta ortalama 50 civarında dizi çekiliyor" dedi.

 

 

 

Dizilerin maliyetlerinin yüksek olduğuna işaret eden Çağlar, bir dizinin yapım bedelinin neredeyse bir sinema filminin yapım bedeline eşit hale geldiğini söyledi.

 

 

 

Çağlar, Balkanlar'dan Uzak Doğu'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya kadar geniş bir alanda Türk televizyon sektörünün sesinin yankılandığını, gelinen aşamada bugün 100 civarındaki ülkeye dizi ihraç edildiğini kaydetti.

 

 

 

Dizilerden 200 milyon doların üstünde gelir elde edildiğini ve bu konuda 2023 hedefinin 1 milyar dolar olduğunu belirten Çağlar, "Bunun yanında, sektör geliştikçe artık kendi yıldız oyuncularımızı çıkartıyoruz. İhraç edilen diziler ve artan uluslararası ilgi sonucunda Türkiye, artık kendi TV starlarını üretir hale geldi. Teknik altyapı, araç-gereçlerde dünyada en ileri teknoloji neyse onu kullanır haldeyiz" ifadelerini kullandı.

 

 

 

Çağlar, televizyonun kendileri için bir yaşam kültürü olduğunu, haber, spor, aktüalite ve belgesellere yönelik tematik kanalların da son yıllarda artan bir ilgiyle izlendiğini dile getirdi.

 

 

 

Bu kadar yoğun bir izleyici kitlesinin yurt dışındaki yatırımcıları da Türkiye'ye çektiğini belirten Çağlar, bunların yanında tarihi zenginlik ile coğrafi şartların da Türkiye'yi doğal bir sinema platosu olarak öne çıkarttığını ifade etti.

 

 

 

Çağlar, Türkiye'nin 2015 MIPCOM'da onur konuğu ülke olmasının sektörün hem yurt içinde hem de yurt dışında yakalayacağı hareketlilik, potansiyeller ve fırsatlar adına çok önemli olduğunu aktardı.

 

 

 

Bu noktada İTO olarak bir ilke daha imza attıklarını ve tıpkı MIPIM Uluslararası Gayrimenkul Fuarı'nda yaptıkları gibi 300 metrekarelik bir çadır oluşturduklarını vurgulayan Çağlar, sözlerine şöyle devam etti:

 

 

 

"Sektörün gücünü bu çadır altında topluyoruz. İçeride dev ekranlar olacak. Burada Türk dizilerinin içerikleri gösterilecek. Kültürel aktiviteler, sanatçıların imza günleri de olacak. Panel ve seminer gibi organizasyonlar da burada gerçekleştirilecek. Ayrıca 106 metrekarelik Türkiye standı da var. Burada enformasyon alanı oluşturuyoruz ve ikili görüşmeler de burada yapılabilecek. TRT'nin sponsorluğundaki 5 Ekim'deki açılış partisi de, 3 bin delegeyi bir araya getirecek. 2015 MIPCOM ile onur ülke statüsüyle küresel medya endüstrisinde Türkiye markasının yıldızını parlatacağız. Türkiye'deki sektörel teşvikleriyle ilgili gelişmeleri küresel ölçekte tanıtacağız. Sektördeki başarı hikayelerini dünyaya anlatacağız. Türkiye'nin artık, çok önemli bir görsel kültür üreticisi olduğunu göstereceğiz. Başarının en önemli aktörlerinden biri de sizlersiniz. Özellikle basınımızın ilgisi, desteği ve bu işi öne çıkartması Türkiye'nin, sektörün ve topyekun televizyon dünyamızın kazancı demektir."

 

"Ülkemiz dünyada hizmet ihracatından yaklaşık yüzde 1 pay alıyor"

 

 

Ekonomi Bakanlığı Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürü Uğur Öztürk ise bu organizasyona Bakanlık olarak destek verdiklerini, dolayısıyla katılımdan son derece memnun olduklarını söyledi.

 

 

 

Hizmet sektörüne diğer bakanlıklarla birlikte özel bir önem atfettiklerini aktaran Öztürk, Bakanlık olarak bugüne kadar dünyadaki eğilime paralel olarak mal ticaretine yoğunlaştıklarını, ancak son dönemde hizmet sektörünün mal ticaretinin çok üstünde geliştiğini vurgulayarak, konuya ilişkin şu bilgileri verdi:

 

 

 

"Hizmet sektöründeki gelişim mal sektörüne nazaran son derece çarpıcı biçimde ilerleme kaydediyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verileri uyarınca, 2014 yılında mal ihracatı yalnızca binde 7 artarak yaklaşık 19 trilyon dolar olarak gerçekleşmiş. Oysa hizmet ihracatı bir önceki yıla nazaran yüzde 4 artışla yaklaşık 5 trilyon dolara ulaşmış. Ülkemiz mal ihracatının yanı sıra hizmet ihracatında da başarılı bir ülke olma yolunda hızla ilerliyor. Hizmet ihracatımız 2014 yılında 50,3 milyar dolarla rekor düzeye ulaşırken, söz konusu yılda fazlamız 25,2 milyar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakamlar çerçevesinde ülkemiz dünyada hizmet ihracatından yaklaşık yüzde 1, hizmet ithalatından da yaklaşık binde 5 pay almaktadır."

 

 

 

Öztürk, film ve televizyon sektörünün ülke ekonomilerinde sahip olduğu payın her geçen gün arttığını belirterek, DTÖ verilerinde göre 2014 yılında dünya çapında vizyona giren filmlerin gişe hasılatının 2013'e oranla yüzde 1 artarak 36,4 milyar dolara ulaştığını, söz konusu hasılatın 10,4 milyar dolarının, 2013'e nazaran yüzde 5 düşüşe karşın ABD ve Kanada'dan elde edildiğini aktardı.

 

 

 

Dünyanın diğer ülkelerinde elde edilen hasılat tutarının ise yüzde 4 artarak 26,5 milyar dolar olarak gerçekleştiğinin altını çizen Öztürk, şunları kaydetti:

 

 

 

"Asya Pasifik Bölgesi'nin 2013 yılına nazaran yüzde 12 gelişme kaydettiği bu ortamda ülkemiz, 2014'te elde edilen 300 milyon dolarlık hasılatla 15. sırada yer aldı. Yapılan araştırmalar, film, televizyon ve eğlence sektörünün gelişme trendinin gelecek dönemde süreceğini bize gösteriyor. Film sektöründe kaydettiğimiz bu başarı dizilerimiz için de geçerli. Dizilerimiz 70'in üzerinde ülkede 400 milyon izleyiciye ulaşıyor. Bu çerçevede MIPCOM 2015'e Onur Konuğu Ülke olarak katılmamız son derece anlamlı."

 

 

 

 

 "Türkiye'ye aslında içerik merkezi diyoruz"

 

 

 

 

 

Fransa'nın İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach de daha fazla Fransız programının Türk televizyonlarında yayınlanmasını umduğunu belirtti.

 

 

 

Domenach, ayrıca MIPCOM'da ülkeler arasında televizyon ve program anlaşmalarının yapılması temennisinde bulundu.

 

 

 

Fuar organizatörü Reed Midem Piyasa Geliştirme Direktörü Ted Baracos ise MIPCOM 2015 etkinliği sayesinde yeni iş birliği alanlarının açılacağını ve yeni fırsatların doğacağını söyledi.

 

 

 

Fuarda televizyon programları ile dizi gibi faaliyetlerin alım satımı gibi fırsatlar sunulduğunu belirten Baracos, "Fuarda, Türkiye'deki medya ortamıyla ilgili konferanslar düzenlenecek. Dizi içeriğiyle ilgili uygulamalar ele alınacak. TRT ile bir yandan görüşüyoruz. Çeşitli gösteriler olacak. Türkiye'ye aslında içerik merkezi diyoruz. Bu noktada büyük bir çadır olacak. Türkiye'den 250 katılımcı bekliyoruz. Umarız daha fazlası da gelecektir. Global ajansımız burada bir gösteri yapacak" diye konuştu.

 

 

 

TRT TV Daire Başkan Yardımcısı Mehmet Demirhan da Türkiye'nin MIPCOM'un onur konuğu olarak son 6-7 yıldır bütün global marketlerde içeriğini hissettirdiğini, bunun bir anlamda Türkiye'nin taçlanması olacağını belirterek, "Biraz taçsız kral gibiydik, bu fırsat bizim taçlanmamız için bir vesile olacak" dedi.

 

 

 

Oyuncu Wilma Elles ise artık kendilerine 70'in üzerinde ülkeden mektuplar, mesajlar geldiğini, herkesin Türk dizilerinin farkına vardığını söyledi.

 

 

 

Oyuncu İsmail Filiz de diziler sayesinde dünyanın diğer ucunda hiç gitmediği ya da hiç gitmeyeceği ülkelerde tanındığını, aynı zamanda insanların İstanbul ve Türkiye hakkında bilgi sahibi olabildiğini kaydetti.

 

 

 

Oyuncu Burcu Kara ise Cannes gibi tüm dünyada adını sanatla festivalle adını duyurmuş bir şehirde onur konuğu sıfatıyla yer almanın hem kendisi, hem de ülkesi adına gurur verici bir durum olduğunu dile getirdi.

 

 

 

Oyuncu Tamer Yiğit de sinemanın ülkelerin kültürlerini tanıtan, değerlerini yansıtan bir vasıta olduğunu ancak Türkiye'de sinemaya şimdiye kadar fazla değer verilmediğini, bugünden sonra gerekli değeri alması temennisinde bulundu. AA

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
DİĞER HABERLER