Anasayfa >

Diğer Haberler >

"Çin, yeni bir balon oluşumunu istemiyor"!

"Çin, yeni bir balon oluşumunu istemiyor"!

21 Nisan 2015 Salı, 12:10:39
Çin, yeni bir balon oluşumunu istemiyor!
Çin Xi'an Jiaotong Liverpool Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Göncü, Çin Merkez Bankası'nın, bankaların zorunlu karşılıklarını 1 puan düşürerek yüzde 18,5'e çekmesinin, tek başına emlak sektöründeki balonu önlemesinin beklenmemesi gerektiğini belirterek, "Ekonomi yönetimi emlak piyasasındaki şişkinliği zamanla çözecekken şimdi bir de hisse senedi piyasasında hızlı yükseliş sonucu yeni bir balon oluşumunu istememekte" dedi...



Çin Xi'an Jiaotong Liverpool Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Göncü, Çin Merkez Bankası'nın, bankaların zorunlu karşılıklarını 1 puan düşürerek yüzde 18,5'e çekmesinin, tek başına emlak sektöründeki balonu önlemesinin beklenmemesi gerektiğini belirterek, "Ekonomi yönetimi emlak piyasasındaki şişkinliği zamanla çözecekken şimdi bir de hisse senedi piyasasında hızlı yükseliş sonucu yeni bir balon oluşumunu istememekte" dedi.

Çin'in büyümesindeki yavaşlama devam ederken son gelen büyüme verisinin ardından Çin Merkez Bankası, 2015 yılında faiz indirimiyle başladığı parasal genişleme ve büyümeyi destekleme politikasını bankaların Merkez Bankasında tuttukları zorunlu rezerv oranlarını 1 puan indirerek devam ettirdi.

AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Ahmet Göncü, Çin Merkez Bankası'nın 2014 kasımda ve 2015 martta gerçekleştirdiği faiz indirimleriyle daha önce yüzde 6 seviyesinde olan gösterge niteliğindeki yıllık faiz oranını yüzde 5,51 seviyesine çektiğini anımsatan Göncü, bu hamlenin devamında, zorunlu karşılık oranlarının indirilmesinin beklendiğini dile getirdi.

''Faiz indiriminin etkisinin artırılması için bir bakıma gerekli olan bu hamleyle hem reel sektörün borçlanma maliyetleri aşağı çekildi hem de bankaların daha az rezerv tutması sağlanarak ucuzlayan kredilerin miktarı da artırılmış olacak'' diyen Göncü, bu hamlenin kısa vadede büyüme üzerindeki baskının bir miktar daha hafiflemesini sağlayacağını vurguladı.

Göncü, likidite ve parasal genişlemenin, problemin gerçek sebebini çözebilecek önlemler olmadığını kaydederek, "Gelen kötü haberlerin son aylarda Şanghay borsasını yukarı taşıması bu fazla likiditenin emlak piyasasının durgun olmasından dolayı hisse senedi piyasasına gitmesiyle alakalı'' yorumunu yaptı.

Göncü, Çin ekonomi yönetiminin emlak piyasasındaki şişkinliği zamanla çözmesi gerekirken bir de hisse senedi piyasasında hızlı yükseliş sonucu yeni bir balon oluşumunu istemediğini belirterek, "Bu gidişatı hafifletebilmek için de açığa hisse senedi satışındaki izin verilen miktarları artırdılar. Bunun etkisi öncelikle kısa vadeli hızlı fiyat hareketlerinin bir miktar azaltılması olacak" diye konuştu.


 "Hedeflenen, hacim artışı etkisiyle balon oluşumunun ve hızlı yükselişin biraz yavaşlatılması"


Hacmin düşük olduğu hisselerde hızlı para akışının çok daha büyük fiyat hareketlerine ve oynaklığa sebep olduğunu vurgulayan Göncü, "Açığa satışların artırılmasıyla hisse senetlerinde hacim yükseltilmiş ve satış için arz artırılmış olacak. Bununla hedeflenen, hacim artışı etkisiyle balon oluşumunun ve hızlı yükselişin biraz yavaşlatılması. Bu hamlenin tek başına balonu önlemesi beklenmemeli" değerlendirmesinde bulundu.

Göncü, Çin Merkez Bankası'nın 2014 yılı kasım ayından bu yana dört ciddi parasal genişleme hamlesi yaptığını anlatarak, ''Eylül 2014'de beş büyük devlet bankasına 81 milyar dolarlık fonlama sağlandı. Kasım 2014'de faiz indirimiyle gösterge faizi yüzde 5,6'ya indirildi. Şubat 2015'de zorunlu rezerv oranlarında yüzde 0,5'lik indirimle zorunlu karşılık oranı yüzde 19'a indirildi. Şubat 2015'de faiz indirimiyle kredilerde gösterge faiz yüzde 5,35'e düşürüldü. Mevduat gösterge faizi ise yüzde 3'ten yüzde 2,75'e düşürüldü. Nisan 2015'de zorunlu rezerv oranı yüzde 18,5 seviyesine düştü'' bilgisini verdi.

Parasal genişlemede dikkat edilmesi gereken noktanın; faizler indirilirken mevduat ve kredi faizlerinde asimetrik indirime gidilmesi olduğunu belirten Göncü, ''Böylece verilen mesaj bankaların kar marjlarının düşürülmesine göz yumulacağı. Kredi faizlerinde daha fazla faiz indirilerek reel sektörün ön planda tutulduğu mesajı verilmiş oldu. Bununla beraber büyük bankalar için diğer kötü bir gelişme de mevduat sigortası uygulamasının başlaması oldu. Bu uygulamada büyük bankalar oldukça yüklü sigorta primleri ödemek zorunda kalırken daha verimli ve pazar payı kapmak isteyen küçük bankalar, daha yüksek mevduat faizleriyle daha çok müşteri çekme şansına kavuştu" yorumunu yaptı.


"2015'te yüzde 7'nin üzerinde büyüme zor"


Göncü, bu gelişmelere ilaveten emlak sektörünün canlandırılması için önceden uygulamaya konulan emlak satışlarındaki çeşitli kısıtlamaların kaldırıldığını aktararak, ''Mortgage kredilerindeki birinci ve ikinci evini alacaklar için uygulanan ilk ödeme oranları düşürüldü. Bankalar daha düşük faizden daha fazla mortgage kredisi verme imkanına kavuştu'' ifadelerini kullandı.

Faizlerde de bir sene içinde liberalizasyonun tamamlanması ve tamamen piyasada belirlenen faiz dönemine geçilmesinin beklendiğini dile getiren Göncü, sözlerini şöyle tamamladı:

''Genişlemeci parasal ve mali politikaların uygulamada kalacağı 2015 yılında yuanın değer kaybetmesi beklenmekte. Bu değer kaybının yüzde 5-10 aralığında olması beklenebilir. Büyük bir değer kaybı beklentisi para çıkışını hızlandırabileceği için Merkez Bankası tarafından olumsuz bir gelişme olarak görülecektir. Ancak ABD Merkez Bankası'nın da (Fed) atacağı adımlara bağlı olarak yuandaki değer kaybı yüzde 5-10 seviyesinde oynayacaktır. Dış ticarette 2015 yılının çok da olumlu geçmesi beklenmediğinden büyüme yine büyük ölçüde iç talebin canlılığına ve parasal ve mali politikaların etkinliğine bağlı olacak. Parasal genişlemesinde aşırıya kaçılmadıysa Çin'in yapmaya çalıştığı birçok reformu zora sokacaktır. Büyük ihtimalle bu genişlemeci politikalarla bile büyümenin 2015 yılını yüzde 7 üzerinde tamamlaması zor olacaktır. Bankacılık ve finans sisteminin reform edilmesi ve piyasa kurallarına göre işler hale getirilmesi için bu yıl iyi değerlendirilmeli.''


 ''Çin Merkez Bankası'nın faiz indireceği düşüncesindeyim''


TEB Yatırım Stratejisti Işık Ökte ise Çin Merkez Bankası'nın "bir taşla iki kuş vurma" hedefinde olduğunu dile getirerek, ''Çin'de yavaşlayan büyümeye karşı bankalara yeni kredi vermelerinin önünü açarken, aynı zamanda lokal tahvil piyasasının da önünü açmayı hedefliyor'' dedi.

Büyüme tarafındaki rahatsızlığı gören ve özellikle özel sektör tahvillerindeki arzın düşmesinden rahatsız olan Çin Merkez Bankası'nın bu hareketiyle genişlemeci para politikalarının devam edeceğini de gösterdiğini aktaran Ökte, ''Aynı zamanda çok akıllı bir hareketle, yerel hükümetlerin vadesi dolan borçlarını ödemek için çıkartacakları 1 trilyon yuanlık yeni tahvillere bankaların rahat yatırım yapmasını sağlayacak likiditeyi de sağlamalarını kolaylaştırdı'' diye konuştu.

Ökte, Çin Merkez Bankası'ndan bu önemli adımlardan sonra, üçüncü çeyrek sonuna kadar faiz indirimi beklediğini belirterek, şunları kaydetti:

"ABD'den gelen son makro verilerin güçlü seyre işaret etmemesi ve Fed faiz artırım sürecinin eylül ya da sonrasına ertelenme ihtimali, Çin Merkez Bankası'nın elini güçlendiriyor. Mart başından itibaren yuanın dolar karşısında değer kazandığı bir sürece girdik. Zaten yuan avroya karşı tarihin en yüksek seviyelerinde işlem görüyor. Yuanın değer kazandığı bu süreçte, yerel hükümetlerin ivmelendireceği altyapı ve demiryolu yatırımlarına da destek amaçlı, Çin Merkez Bankası'nın faiz indireceği düşüncesindeyim.''

Işık Ökte, "Mart sonundan beri gerçekleşen, son iki senenin en hızlı gelişmekte olan ülke rallisinin de önemli bir ölçüde Çin Merkez Bankası'nın adımlarını fiyatladığını düşünmekteyim. 31 Mart sonu itibariyle, MSCI gelişmekte olan ülkeler endeksinde Çin hisse senedi ağırlığı yüzde 23 ile birinci sıradadır" diyerek sözlerini tamamladı. AA

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
DİĞER HABERLER