Anasayfa >

Diğer Haberler >

Tarihteki en eski yapı malzemesi: Tuğla!

Tarihteki en eski yapı malzemesi: Tuğla!

16 Nisan 2015 Perşembe, 15:33:14
Tarihteki en eski yapı malzemesi: Tuğla!
Tuğla, dış etkilere karşı dayanıklı olması, yalıtım özelliği, uygulamasının ve bakımının kolay olması, sıva gerektirmemesi ve estetik görünümüyle yüzyıllardır mimaride kullanılıyor.

Hava, su, ateş ve toprak… Hayatın kaynağı olan dört elementten biri olan toprak, en temel ihtiyaçlarımızı sunar bize cömertçe. Bağrında sakladığı tohumu zamanında yeşerterek hem insanları hem de hayvanları doyurur. İnsanlar sadece beslenme ihtiyacını gidermedi toprağı kullanarak. İlkel çağlardan bu yana toprağı kullanarak barınma ihtiyacını da giderdi. Dört elementten ikisini, toprak ve ateşi harmanlayarak tuğlayı buldu. Dünya tarihinde ilk üretilen yapı malzemesi olan tuğla, üretildiği günden yana bir evin temel yapıtaşlarından olageldi. Her ne kadar günümüzde teknolojinin de katkısıyla çok çeşitli duvar malzemeleri üretilse de, bugün en basit barakadan gökdelenlere kadar hâlâ kullanılan bir yapı malzemesi olan tuğla, ülkemizin en eski sektörlerinden biri. Tuğlanın tarihçesi de, bizim topraklarımızın bu en eski yapı malzemesine aşina olduğunu gösteriyor.

 

Tuğla ilk kez Mezopotamya’da kullanıldı

 

En eski uygarlıklara beşiklik eden Anadolu ve Mezopotamya, kil esaslı malzemelerin de ilk kullanıldığı bölgeler. İlk seramik, bundan 8 bin yıl önce Anadolu’da kullanıldı. Tuğlanın ilk kullanıldığı yer de Mezopotamya (Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında kalan bölge) oldu. Pişmemiş kil tabletlerin Mezopotamya’da ilk kez M.Ö. 13. yüzyılda kullanıldığı tespit edildi.

 

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Doç. Dr. Salih Şahin’in, “Türkiye’de Tuğla-Kiremit Sanayiinin Genel Görünümü ve Çorum İli Örneği” isimli araştırmasından aldığımız bilgilere göre, tuğla ve kiremit önce büyük akarsu boylarındaki evlerde, çok basit şekilleriyle kullanıldı. Tuğlanın yapılardaki ilk kullanımı, günümüzdeki tuğlalara benzer boyutlarda olsa da pişmemiş kil tabletler şeklindeydi. Zamanla daha sağlam binalar ve yüksek kuleler inşa etme isteği, pişmiş tuğla ihtiyacını doğurdu. İlk kez M.Ö. 4. yüzyılda kullanılmaya başlanan pişmiş tuğlanın sistemli ve düzenli olarak ilk kullanıldığı bina ise Babil Kulesi’ydi. Babil Kulesi’nin yapımında 85 milyon tuğla kullanıldığı belirtiliyor. Günümüzde 5-6 fabrikanın ancak bir yılda bu üretimi gerçekleştirebileceği düşünüldüğünde, o günkü şartlarda yapılan üretimin hacmi iyi anlaşılıyor.

 

Tarihte tuğlanın en bilinçli kullanımı ise Romalılar zamanında gerçekleşti. Gelişim Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Kutlu Alemdar’ın “Mimaride Tuğla” yazısından edindiğimiz bilgilere göre, İtalya’daki tüm Roma devri yapılarında tuğlanın taşıyıcı yapı gereci olarak kullanıldığı görülüyor. Sırlı tuğlanın kullanımı da M.Ö. 10. yüzyıldan sonrasını işaret ediyor. Ortaçağda tuğla; Romanesk mimarinin en önemli öğesi olarak, görkemli biçimde karşımıza çıkıyor. O dönemde özellikle İspanya ve Almanya’nın dini yapılarındaki tuğla kullanımı dikkat çekiyor. 13. yüzyılda Hollanda, Almanya, Fransa ve İtalya’da tuğla imaline başlandı ve 19. yüzyıla kadar tuğla üretim tekniği bir hayli ilerledi. 19. yüzyıl ortasından itibaren tuğla yapımında makine kullanılmaya başlandı. Romanesk mimari akım 19 ve 20. yüzyıl Avrupa mimarisinde çok etkili oldu. İtalya, Almanya, İspanya başta olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinde tuğla, mimarinin vazgeçilmez ögesi olarak kalıcı bir yer edindi. 19. yüzyılda başlayan ve mimariyi de etkileyen Artnouveau sanat akımı da yapılarda tuğla kullanımını artırdı. Bu akımda cephelerin aşırı süslenmesi, metal ferforje elemanlarının sıkça kullanılması, tuğla kullanımını engellemediği gibi, tuğlanın cephede çelikle uyum içinde kullanılabileceğini gösterdi.

 

Sarmal minareli Samarra Ulu Camii

 

Doğu’da ise Perslerle başlayan bilinçli tuğla kullanımı, daha sonraki devirlerde gelişmesini sürdürerek Sasani ve Abbasi yapılarında yaygınlaştı. Kargani Sarayı, Samarra Ulu Camii, tuğla kullanımında günümüze kadar gelen en güzel yapı örnekleri arasında. Samarra Ulu Camii, diğer adıyla Mütevekkiliye Camii, İslam dünyasının en büyük cami yapılarından biri.

 

Binlerce askerin bir arada ibadet edebilmesi için, Abbasi Halifesi Mütevekkil tarafından 846-852 yıllarında yaptırılan camide 150 bin kişi namaz kılabiliyordu. Yapımında tuğla ve kerpiç kullanılan caminin basit mimarisi, ilk İslam cami planını anıtsal ölçüler içinde tekrar ediyor. Caminin ilginç bir minaresi bulunuyor. Kare tabana oturan dev boyutlu bu anıtsal minareye geniş bir rampa ile çıkılıyor. Sarmal şeklindeki minare formu, yine Samarra’da Ebu Dulaf Camii’nde tekrarlanmış ve bir daha kullanılmamış. Bugün yıkıntı halinde olan caminin ziggurat tarzındaki minaresi halen ayakta.

 

Tuğla, Selçukluların da sevdiği bir malzeme oldu

 

Doğu’da tuğla kullanımı 13. yüzyılda Batı’dakilerle yarışacak düzeye ulaştı. Anadolu’ya Bizanslıların katkılarıyla gelen tuğlanın mimaride kullanımı, Selçuklular zamanında oldukça gelişti. Selçuklu mimarisinde tuğla, taşla birlikte önemli bir malzeme oldu. Selçuklular tuğlayı taşıyıcı amaçlı yapı gereci olarak kullanmanın ötesinde, sırlı çini şeklinde cephe kaplaması olarak da kullandı.

 

Sivas Gökmedrese, Konya İnce Minareli Camii, Harputlu Ulu Camii, bu kullanımın belirgin örnekleri arasında. Bu yapılardaki tuğla kullanımının, 9 asır geçmesine rağmen hâlâ belirgin olarak görülebilmesi, tuğlanın dış etkenlere karşı dayanıklılığını da gösteriyor.

 

Tuğla, Osmanlı Devleti’nde önemsenen bir malzemeydi. Fatih Sultan Mehmet döneminde kiremit ve tuğlaya standart bir ebat getirildi. Hatta standart dışında üretilen tuğla ve kiremitlerin inşaatlarda kullanılmasına izin verilmedi, satışı engellendi. Osmanlı mimarisinde tuğla, taşıyıcı eleman olarak kubbe yapımında, kemer yapımında sıkça kullanıldı. Bazen de kesme taş duvar örgüsünde yatay yüzey elde etmek ve hatıl oluşturmak için taşla birlikte kullanıldığı oldu. Osmanlı sivil mimarisinde tuğla, ahşap karkas içinde dolgu malzemesi olarak yaygın olarak kullanıldı. Tanzimat sonrası İstanbul’da Batılaşmanın etkisiyle sivil mimaride sıvasız tuğla yapı örneklerine sıkça rastlandı. Cumhuriyetin ilanından sonra tuğla yapı mı için ilk çalışmalar 1938’de başladı ancak asıl olarak 1948’de Sümerbank Filyos Ateş Tuğlası Sanayi Müessesesi adıyla kurulan fabrikada üretime başlandı. 1950’lerden sonraki şehirleşme hareketleriyle tuğla ve kiremit üretimi hız kazandı ve zamanla sektör bugünkü gücüne ulaştı.

 

Tuğla, birçok avantajıyla hâlâ vazgeçilmez yapı malzemesi

 

Yüzyıllardır mimaride kullanılan tuğla, dış etkilere karşı dayanıklı olması, yalıtım özelliği, kolay kullanılır olması, sıva gerektirmemesi, bakım kolaylığı ve estetik görünümü artırması özellikleriyle bugün de yapıların vazgeçilmeyen malzemeleri arasında. Geçmişte taşıyıcı eleman olarak yığma sistemin ayrılmaz parçası olan tuğla, günümüzde taş, beton, çelik, cam gibi malzemelerle de hem işlevsel hem görsel uyum sağlıyor. Günümüzde tuğla, duvar yapımında, zemin döşemesinde, park ve yürüyüş yollarında sıklıkla kullanılıyor. Jeolojik yapısı dolayısıyla zengin tuğla hammadde kaynağına sahip olan Türkiye’de tuğla ve kiremit sektörünün cirosu 2,3 milyar TL’nin üzerinde bulunuyor.

 

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya’nın Tuğla-Kiremit Sektörü Profili ve Eskişehir’in Sektördeki Yeri isimli araştırmasından edindiğimiz bilgilere göre Türkiye’de 498 adet tuğla ve kiremit fabrikası bulunuyor. Bunların 70’i kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) 418’i de tuğla üretiyor. En çok tuğla fabrikası Turgutlu (67), Çorum (38), Boyabat (31), Salihli (29), Afyon (23), Erbaa (22), Tekirdağ (20), Ankara (16), Yozgat (15), Osmancık (14), Konya (13), Tosya (11), Diyarbakır (10) ve Eskişehir’de (6) bulunuyor.

 

Sektörde 350 civarında firma faaliyette

 

Türkiye’nin toplam tuğla üretim kapasitesi de yıllık 7 milyar 353 milyon adet düzeyinde. TUKDER’in verilerine göre ise tuğla ve kiremit sektöründe yaklaşık 350 civarında firma faaliyet gösteriyor. Yılda ortalama 170 milyon metrekarenin üzerinde duvar malzemesi, 40 milyon metrekarenin üzerinde de çatı malzemesi üretiliyor.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
DİĞER HABERLER