Anasayfa >

Diğer Haberler >

Kamunun sattığı arazilerin imar planına 10 yıl değişme yasağı!

Kamunun sattığı arazilerin imar planına 10 yıl değişme yasağı!

16 Ocak 2015 Cuma, 14:05:50
Kamunun sattığı arazilerin imar planına  10 yıl değişme yasağı!
Babacan, özelleştirme ihalelerinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının önce imar değişikliğini yaptığını sonra ihaleye çıktığını, 5 yıl boyunca da anılan yerle ilgili imar değişikliği yapılamadığını anımsatarak, "Onun özelleştirilmesi veya satışından sonra tam 10 yıl boyunca imar değişikliği yapılamayacak. Bu, çalışmanın içinde var" dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, imar mevzuatında yapılacak değişikliklere ilişkin, "Taslağı, muhtemelen önümüzdeki hafta görüşe açacağız. Herkesten gelecek görüşe de açığız" dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Babacan, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı Kamu Yönetiminde Şeffaflık Programı'nın ana hedefi ve imar planındaki değişiklikler nedeniyle oluşan değer artışı nedeniyle belediyelere ne kadar pay aktarılacağının sorulması üzerine Babacan, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesiyle hareket eden kamu yönetiminin bir ülke için son derece önemli olduğunu söyledi.

Hazır kaynaklardan harcayan bir ülke için bu iki kavramın çok önemli olmayabileceğini anlatan Babacan, bazı ülkelerde doğal kaynakların miktarı ile şeffaflık arasında ters orantı görülebileceğini ifade etti.

Türkiye'nin ise böyle bir lüksü bulunmadığını ve ekonomiyi güven üzerine inşa etmeleri gerektiğini belirten Babacan, "Bu açıdan baktığımızda şeffaf bir anlayış ve her an halka hesap vermeye hazır bir yönetim tarzı, bir ülkeye olan güvenin inşasının en önemli yollarından bir tanesi" dedi.

Şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından 2002 yılından bu yana çok önemli adımlar attıklarını belirten Babacan, Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı çalışmanın konjonktürel değil yıllardır devam eden bir çalışma olduğuna dikkati çekti.

Bu çerçevedeki imar meselelerinin önemli bir konu olduğunu dile getiren Babacan, pek çok şehirde imar planlarının toplu veya münferit bazda ele alınmasının hassas konular arasında yer aldığını söyledi.

İmar rantından belediyelerin pay alması

Çalışma kapsamındaki imar rantının sadece imar değişikliği üzerine oluşan rant olduğunu anlatan Babacan, "Yoksa diyelim ki bir vatandaşımız bir daire almış 200 bin liraya, zaman içinde o daire 400 bin lira olmuş. Bununla ilgili hiçbir yeni uygulama yok, hiçbir vergi yok. Yani Türkiye'deki gayrimenkullerin kendi doğal piyasa şartları içerisindeki değerlenmesinden ve burada oluşan ranta herhangi bir vergi getirmiyoruz. Bunu özellikle vurgulamakta fayda var. Burada bahsettiğimiz imar rantı ile ilgili belediyelerin pay alması, sadece bir gecede, bir anda ya da bir belediye meclisinin oylamasıyla oluşan rantlar bunlar" dedi.

İmar mevzuatında değişiklik içeren düzenlemenin amaçları hakkında da bilgi veren Babacan, önceliği olan konunun imar yapma sürecinin şeffaf hale gelmesi ve her aşamada kamuoyuyla paylaşılması olduğunu söyledi.

Şehir dışındaki tarım arazilerinin imar çalışmaları başladığı andan itibaren değer kazandıklarına işaret eden Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla bunu çok erken aşamada çiftçilerimize haber vermek gerekiyor. 'Bakın, aman dikkat edin, buralar değerlenecek. Çünkü imar geliyor' diye. Bunu baştan bilmesi lazım. Aksi halde ne oluyor? Bu bilgiye içeriden sahip olanlar, arazi toplamaya başlıyorlar. Çiftçinin elindeki araziyi ucuza alıyor. İmar geçtikten sonra çok daha yüksek fiyata satma imkanına sahip oluyor. Dolayısıyla burada bilginin çok hızlı bir şekilde yayılması çok temel bir kriter. Her aşamada vatandaşlarımızın haberi olsun. Bunun asimetrik bilgi sebebiyle haksız kazancı önleme boyutu var hem de aleni ve açık yapıldığı zaman orada daha az yanlışlık yapılıyor."

"İnşaat sektörünü çok önemsiyoruz"

İmar yapımının adil ve hızlı bir şekilde olmasının, düzenlemenin önemli özellikleri arasında yer aldığını ifade eden Babacan, bu kapsamda 10 binin altında nüfusu olan belediyelerin imar planı yapmak için kaynağa ihtiyaç duyduklarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığın belediyeye hibe desteğinde bulunacağını dile getirdi.

Bir anda yapılan imar değişikliği nedeniyle oluşan rantlardan belediyelerin pay almasının düzenlemedeki önemli unsurlardan olduğunun altını çizen Babacan, şu anda böyle bir mekanizmanın bulunmadığına dikkati çekti. Babacan, hukuk devleti çerçevesinde şeffaf, açık ve kurala bağlı bir yaklaşım istediklerini ifade etti.

"İnşaat sektörünü çok önemsediklerini" belirten Babacan, sektörün milli gelir içindeki payının daha da artması gerektiğini söyledi. Buna karşın sektörün kurallı bir ekonomik anlayış içinde hareket etmesi gerektiği değerlendirmesinde bulunan Babacan, "Belediyelerimizin, yerel yönetimlerimizin de kural ve hukuk bazında hareket etmesi gerekiyor" diye konuştu.

İmar mevzuatıyla ilgili taslağın, muhtemelen önümüzdeki hafta görüşe açılacağını bildiren Babacan, "Herkesten gelecek görüşe de açığız" dedi.

 "Kamunun sattığı arazilerin imar planı 10 yıl değiştirilemeyecek"

Düzenlemenin, bazı kamu kurumlarının bir bölgeyle ilgili çıktıkları ihalede, ihaleye katılan bazı kişilerin bölgenin imar planında ileride değişiklik yapılacağı bilgisiyle hareket ederek, kazanç elde etmelerinin önüne geçme amacı taşıyıp taşımadığının sorulması üzerine Babacan, buna ilişkin düzenlemede maddeler yer aldığını söyledi.

Babacan, özelleştirme ihalelerinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının önce imar değişikliğini yaptığını sonra ihaleye çıktığını, 5 yıl boyunca da anılan yerle ilgili imar değişikliği yapılamadığını anımsatarak, "Yeni uygulamada ne yapıyoruz? Eğer arazi kamunun ise öncelikle imar durumu ne olacaksa, bunun adının konması gerekecek. Onun özelleştirilmesi veya satışından sonra tam 10 yıl boyunca imar değişikliği yapılamayacak. Bu, çalışmanın içinde var" dedi.

Bir başka soru üzerine Babacan, kanunen adı konulmasa da belediyelerin her imar değişikliğinden istifade ettiklerini belirterek, düzenleme ile bunun adının konulduğuna işaret etti. Babacan, "Belediye, sırf yüksek gelir elde edebilmek için acaba şehri çok kötü bir hale getirebilir mi? Bunun için ne yapıyoruz? Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza bir denetim yetkisi veriyoruz. Bakanlığımız, kritik gözle izleyecek. Aşırılıkların olduğu illere de müdahale edebilecek" diye konuştu.

Belediye başkanları ve meclis üyelerinin seçilmiş kişilerden oluştuğunu ve seçilmiş insanlara fazla müdahale etmenin yerinden yönetim anlayışına uygun olmadığını ifade eden Babacan, "Ama, biz iktidar partisiyiz, AK Parti'li bir belediyenin ne yapıp ne yapmadığını bilmek istiyoruz. Bunun da bir yerlerden izlenmesi lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Toplantının sonunda, AA Genel Müdürü Şenol Kazancı, Ali Babacan'a ajans arşivinde bulunan çocukluk fotoğrafını hediye etti.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
DİĞER HABERLER