Anasayfa >

Bölgeler >

Çölleşmeyle anılan Karapınar'da adeta "vaha" oluşturdu!

Çölleşmeyle anılan Karapınar'da adeta "vaha" oluşturdu!

19 Haziran 2015 Cuma, 15:18:13
Çölleşmeyle anılan Karapınarda adeta vaha oluşturdu!
Konya'nın erozyon ve çölleşmeyle anılan ilçesi Karapınar'da doğa tutkunu Ali Osman Büyüksırıtoğlu'nun, yaklaşık 2 bin ağacı, suni göleti ve 40 farklı hayvan türünü barındıran bahçesi adeta vahayı andırıyor…

Erozyonun neden olduğu çölleşme tehlikesine karşı 1960'lı yıllarda mücadelenin başlatıldığı Karapınar'da, inşaat ve hafriyat işleriyle uğraşan 66 yaşındaki Büyüksırıtoğlu'nun bir süre önce oluşturduğu bahçesi, doğanın korunması konusunda örnek çabalar arasında gösteriliyor.

 

 

 

Çevresinde "Kumcu Osman" olarak bilinen Büyüksırıtoğlu'nun Reşadiye Mahallesi'ndeki 2 bine yakın farklı türdeki ağaçla yeşile bürünmüş bahçesinde iki süs havuzu buluyor. 20 bin metrekarelik bahçede deve kuşu, tavus kuşu, şahin ve çok sayıdaki kümes hayvanının yanı sıra angut, ördek ve flamingolar da yer alıyor.

 

 

 

İki yıl önce bahçesine getirdiği 13 yavru flamingoyu özel besinler ve veteriner hekim gözetiminde yetiştiren Büyüksırıtoğlu'nun, ağaç sevgisi ve hayvanlara olan ilgisi görenlerin dikkatini çekiyor.

 

 

 

Bahçesinin kapılarını AA muhabirine açan Büyüksırıtoğlu, Karapınar denildiğinde ilk akla gelenin "çölleşme" ve "erozyon" olduğunu söyledi.

 

 

 

Toprağın çölleşme tehlikesinden kurtarılması için başlatılan ağaçlandırma çalışmalarına son dönemde halkın da yoğun ilgi göstermeye başladığını dile getiren Büyüksırıtoğlu, sulama imkanlarının da artmasıyla bölgede yeşil dokunun yavaş yavaş fark edilmeye başlandığını vurguladı.

 

 

 

Yol çevresine 4 bin fidan dikti

 

 

 

İlçede kum ocağı işletmek üzere 24 yıl önce Reşadiye'ye yerleştiğini anlatan Büyüksırıtoğlu, bölgenin çehresini değiştirmek için 10 kilometrelik yolun çevresine 4 bin fidan diktiğini aktardı.

 

 

 

Büyüksırıtoğlu, ilçeye giden karayolu üzerinde yolcuların sıcak ve bunaltıcı havalarda istirahat edebilmeleri için çeşme ve mesire alanı yaptırdığını belirtti.

 

 

 

Doğa tutkusu ile oluşturduğu bahçesine çam, sedir ve akasya ağaçlarının yanı sıra botanik süs bitkileri diktiğini aktaran Büyüksırıtoğlu, şöyle devam etti:

 

 

 

"Burası yaz aylarının çok sıcak geçtiği bir yer. Yıllarca erozyona maruz kalmış çorak bir bölge. Kıraç bir bölgenin ortasında yer alan bahçeme gelenler, gördükleri karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. İnsanlar sıcaktan bunalıp da buraya geldiklerinde, 'burası vaha gibi' diyorlar. Bahçemdeki yeşil dokuyu görünce, sanki Karadeniz'e gelmiş gibi hissettiklerini anlatıyorlar."

 

 

 "Bu ağaçlar benim evladım"

 

 

 

Büyüksırıtoğlu, doğayı ve hayvanları çok sevdiğini dile getirerek şunları kaydetti:

 

 

 

"Bahçemde deve kuşu, tavus kuşu, şahin ve çok sayıdaki kümes hayvanı var. Göletimizde flamingo besliyoruz. Flamingolar özgürlüklerine düşkün kuşlar. Onları bir yere bağlamak zor. Yavruyken aldım ve onlar için bin metrekarelik suni gölet yaptım. Buraya alıştılar. Angut, ördek ve kazlarla gölette yüzüyorlar. Bahçemi ve buradaki hayvanları görmek için birçok yerden ziyaretçi geliyor. Buraya yöredekiler 'Kumcu Osman'ın yeri diyorlar. Kalabalık ortamlarda yapamıyorum. Burada evim var. Bu ağaçlar benim evladım. Burayı terk edemem. Her gün ağaçlarla ilgilenmek beni mutlu ediyor." AA

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
DİĞER HABERLER