Anasayfa >

Bölgeler >

Diyarbakır İçkale Müze Kompleksi’nin açılışı yapıldı!

Diyarbakır İçkale Müze Kompleksi’nin açılışı yapıldı!

01 Haziran 2015 Pazartesi, 11:55:28
Diyarbakır İçkale Müze Kompleksi’nin açılışı yapıldı!
Diyarbakır'da restorasyonu ve çevre düzenlemesi tamamlanan tarihi İçkale Müze Kompleksinin açılış töreni gerçekleştirildi.

Açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Sayın Valimiz Hüseyin Aksoy, Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Mine Lök Beyaz, kamu kurumlarının yöneticileri ve bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

 

Törende bir konuşma yapan Vali Aksoy;

 

Bu köklü tarihi mirası şehre bırakan medeniyetlerin en güzel hediyelerinden biri de bugün açılışını yaptığımız İç Kale’dir. Tarih boyunca ‘kentin yönetim merkezi’ olan İç Kale, hemen yanı başında bulunan ve 27 Sahabenin medfun olduğu Hz. Süleyman Camisi, Aslanlı Çeşmesi, Artuklu Kemeri, Saint George Kilisesi ve 7 adet tarihi yapısıyla kıymetli bir tarihi miras olarak günümüze değin gelmiştir.

 

2004 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığımızın himayeleri ve çok önemli destekleriyle ve Valiliğimizin koordinasyonunda sürdürülen “İç Kale Restorasyon Projesi” ile burada bulunan 9 tarihi yapının restorasyonunu tamamladık. Her bir tarihi bina modern müzecilik anlayışı ön planda tutularak işlevlendirildi ve tarihi misyonlarına yakışır bir hale getirildi. Yapılan bu kapsamlı çalışmalar için Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarından son 12 yılda 26 milyon TL’ler civarında çok önemli kaynaklar harcandı.

 

Vali Aksoy, “Yaklaşık 34000  Adetlik Envanteriyle Diyarbakır Müzesi, Bu Değerli Eserleri Tekrar İnsanlığın Hizmetine Sunar Bir Hale Getirilmiştir”

 

Diyarbakır İç Kale Müzesinde yer alan Adliye A ve Adliye B binalarında, Diyarbakır'ın tarihine ışık tutacak çok kıymetli eserleri ve değerleri sergileyeceğiz. Prehistorik Çağdan itibaren Eski Tunç, Urartu, Asur, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı devirlerine ait eserler ve ayrıca Amida baskılı Artuklu dönemi sikkeleri ile etnografik eserlerden oluşan zengin bir koleksiyona sahip olan Diyarbakır Müzesi, Körtiktepe, Ziyarettepe, Salattepe, Çayönü, Müslümantepe gibi arkeolojik kazı alanlarından çıkarılan ve insanlık tarihine ait çok önemli eserleri koleksiyonunda bulunduran ayrıcalıklı bir müzedir. Bugün itibariyle; yaklaşık 34000  adetlik tarihi eser envanteriyle Diyarbakır Müzesi, bugünden itibaren bu değerli eserleri tekrar insanlığın hizmetine sunar bir hale getirilmiştir.

 

İç Kale Müze Kompleksinde bulunan 9 tarihi yapıdan, bugün bunlardan Adliye A binası olarak adlandırılan Arkeoloji Binasını, Adliye B binası olarak adlandırılan Kent Müzesi ve Valilik Kabul Merkezini, Eski Cezaevi binasında bulunan Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuarı ile Müze Eser Deposunu, Saint George Kilisesinde bulunan Sanat Galerisini, Eski Kolordu Komutanlık Binasında bulunan Müze Kafeteryayı hizmete açıyoruz. Hayırlı olmasını diliyorum.

 

 

 

Vali Hüseyin Aksoy’un açılış konuşmasının ardından konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, 10 yılı aşkın bir süredir devam eden bir çalışmanın ürününün bugün alındığını belirterek, yapılan restorasyon çalışması ile İçkale’nin çok farklı bir noktadan, başka bir noktaya geldiğini ifade etti. Bakan Yılmaz, "33 medeniyete ev sahipliği yapmış, İslamiyet’in Anadolu’ya giriş kapısı olan bir ilden bahsediyoruz. Surları, İslam aleminin 5’inci Harem-i Şerif olarak kabul edilen Ulu Camisi var. Birçok mirası ile Diyarbakır, Türkiye’nin en önemli değerlerinden bir tanesi. Nasıl bir ilde yaşadıklarını ve nasıl bir tarihe, geçmişe sahip olduklarını çocuklarımıza anlatmamız gerekiyor. Geçmişle buluşan, geçmişi ile tanışan nesillerin çok daha farklı bir kültürel atmosfer oluşturduğunu biliyoruz. Diyarbakır’a yazık ediyoruz. Herkesin ideolojileri, fikirleri olabilir. Ancak düğünü, taziyeyi bile propaganda alanı haline dönüştürürseniz bu topluma yazık edersiniz. Bunu yapanlardan Diyarbakır’ın gerçek sahipleri olan Diyarbakırlıların hesap sorması lazımdır.  Sadece fiziki varlıklarla bir toplumun gelişmesi, ilerlemesi mümkün değildir. Diyarbakır geçmişte farklılıkları bir arada yaşattı. Çok farklı dinler, inançlar, ırklar Diyarbakır’da yüzyıllarca barış içinde yaşadılar.  Diyarbakır Ortadoğu’nun üretim ve kültür merkezi olabilecek bir ildir. Diyarbakır’ın potansiyellerine yazık ediyoruz. Diyarbakır bir hazinenin üzerine oturmuş ve o hazineyi hayatına yansıtamayan bir şehir durumunda. Gittikçe bunu daha fazla gün yüzüne çıkaracağı ve inşallah bir taraftan hayatımızı zenginleştireceğiz, diğer taraftan da bu güzel değerler üzerinden yeni bir ekonomik yapı inşa edeceğiz" diye konuştu.

 

 

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise, İçkale ile ilgili bilgiler vererek, Diyarbakır’ın insanlarının binlerce yıl içinde çok sayıda medeniyete tanıklık ettiğini dile getirerek sözlerine şöyle devam etti; "O dönemdeki Türkiye’nin yanlış idari uygulamaları, insan haklarını dikkate almayan yönetim sistemi ve tekçi anlayışını bugünlerde birebir taklit eden ve bir anlayışın bu şehirde tekrar baskıyı, zulmü, tek tipçiliği uygulamaya çalıştığını maalesef görüyoruz. Bu son derece önemli. Ders alınması gerekirken ve o hataların bir daha tekrarlanmaması sağlamak gerekirken, geçmişte yapılan uygulamaların bir benzeri başka aktörler tarafından yapılıyor. Amida’nın isminin sadece Amed olarak söylenip, buna sahip çıkmakla iş bitmiyor"

 

Bakan Çelik, “Temmuz sonunda bize en büyük müjde Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO listesine girmesi olacak”

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ‘den sonra bir konuşma yapan, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ise, şu anda bu mekânda bulunmak kadar büyük bir mutluluğun olamayacağını belirterek, İçkale ve Diyarbakır’ın kimliğinin korunmasının kendileri için hassasiyet noktası olduğunu ifade eden Bakan Çelik, "Bana sorarsanız Diyarbakır’ın kültürel hayatına, Diyarbakır’ı var eden ruha hükümetlerimizin yaptığı en büyük katkı geçmişte devlet içinde olan bir takım çetelerin inkar ve asimilasyon politikasını reddetmemiz, Kürt kimliğinin gelişmesi için bir takım çalışmaları ortaya koymamızdır. Geçmişte devlet herkesin devleti değildi. Bunu ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanı olarak bunu rahatlıkla söylüyorum. Devlet vatandaşların içindeki özel bir örgütlenme değildir. Devlet vatandaşın tamamının örgütlenmiş halidir. Bu nedenle sokaktaki vatandaşın kimliğini kullanamayan devlet demokratik bir devlet olmaz. Kimlikleri koruma altına alan biziz. Kimliklere karşı devlet içindeki bir takım güçlerin bu dışlayıcı politikalarına son veren biziz. O günlerden bugünlere geldik ve bu çok kolay olmadı. Biz bu süreçleri başlattığımız zaman Türkiye’de bazı vesayetler sona ermemişti. İktidar partisine kapatma davası açılmıştı. Kamuoyunun bildiği ya da bilmediği her gün bir sürü suikast teşebbüsü ile karşı karşıya kalıyorduk. Böyle bir noktada en kritik mesele Cumhurbaşkanlığımızın başbakanlığı döneminde Kürt kimliğinin korunması için bu süreç başlatıldı.

 

DAİŞ’in insanlık tarihin gördüğünü en büyük zulümlerden birini gerçekleştiriyor. Bunlar insanlık mirasını yok ediyorlar. Ancak bakın biz burada Artuklular döneminde yakın döneme, kiliseden camiye, bütün eserleri koruyan bir mesaj veriyoruz dünyaya. Biz yaşadığımız topraklardaki bütün medeniyetlerin, devletlerin ve kültürlerin mirasçıyız. Bunların hepsini korumaya kararlıyız. Bunu yıkan ve yok eden, insanlığın mirasını tehdit eden DAİŞ’in dinimizin kavramlarını kullanmasından rahatsızız. Bu mesaj DAİŞ’in ele geçirdiği Palmira antik kentini bütün ajanslar gösterirken, dünyaya çok önemli bir mesajdır. Temmuz sonunda bize en büyük müjde Diyarbakır surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO listesine girmesi olacak. Diyarbakır bugünkünden çok daha iyi olsun, hem kültürel anlamda bölgenin başkenti olarak, hem iş başkenti olarak hem de bizim bu coğrafyadan dünyaya verecek medeniyet mirasının daha çok öne çıkmasını istiyoruz. Diyarbakır’ın tanıtımına yönelik özel bir strateji hazırladık. Bunu da bir iki ay içinde yürürlüğe koyacağız. O zaman hep birlikte göreceğiz ki Diyarbakır, sayın bakanlarımızın bahsettiği turist sayısın çok daha ilerisine gitmiş,”  dedi.

 

Konuşmaların ardından İçkale’nin açılış kurdelesi kesilerek, daha sonra Bakanlar Çelik, Eker ve Yılmaz, İçkale’yi gezerek, yetkililerden bilgi aldı.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
DİĞER HABERLER